Untitled Document

 

» Kekova Antik Kenti
» Saklıkent Otobüs Turu
» Kastellorizo ( Yunan Adası )
» Xantos, Letoon, Patara
» Arycanda, Myra, St.Nicholas
» Günlük Tekne Turu

 

 


 

 


(Antiphellos) Kaş

Untitled Document

Tarihi ve Turistik Mekanlar

Antik kentten günümüze ulaşan eserlerin başında şehrin kuzeyinde kayalara oyulmuş mezarlar ile dört bir tarafa serpilmiş Likya lahitleri gelir. Lahitlerin en görkemlisi, bugün Uzunçarşı Caddesi`nde bulunan ve halk arasında Kral Mezarı olarak adlandırılan Likya Yazıtlı Anıt Mezar`dır (M.Ö.4.yy.). Eser, tek bloktan oluşmuştur ve üzerinde sekiz satırlık Likya dilinde kitabe vardır. Ancak yazı bugüne kadar çözülmemiştir. Lahid kapağının köşelerinde aslan başlaarı motifleri bulunmaktadır.
Antiphellos`da bulunan önemli eserlerden bir tanesi de Kaş Antik Tiyatrosu`dur (M.Ö.I.yy.). 4 bin kişilik seyirci kapasitesine sahip olan yapı M.S.2. yüzyılda onarım görmüştür. 26 basamaktan oluşan tiyatronun sahnesi yoktur ve yapının en önemli özelliği Anadolu`daki denize cepheli tek tiyatro oluşudur. Tiyatronun kuzey-doğusunda Akdam olarak adlandırılan dor tipinde M.Ö.IV.yüzyıla ait ev tipi bir mezar vardır. Yapı, doğal kaya kesilerek yapılmıştır. 3.5 metre yüksekliğindedir ve içerisinde elele tutuşarak dans eden 24 kız figürü bulunmaktadır.
Hastahane Caddesi üzerinde, dış yüzü muntazam kesme taş kullanılarak yapılmış olan Tapınak bulunur. Yapının temel taşlarının Roma Dönemi`nden kaldığı tespit edilmiştir.

Kalkan (Kalamaki)

Kaşà bağlı belde olan Kalkan, Kaş`a 25 km. uzaklıktadır. Görülmeye değer bir koyun kıyısına kurulmuştur. Otelleri, pansiyonları, restoranları ve alış-veriş mekanları ile her yıl binlerce turist çekmektedir. Kalkan`ın mimari yapısı ve kent dokusu fazla bozulmamıştır. Yat limanı, uğrayan teknelerin her türlü ihtiyacını karşılamaktadır. Çok sayıda güvercini barındırması nedeniyle Güvercinlik Deniz Mağarası olarak anılan mağara, Kalkan`a 2 km. mesafededir ve mağaraya teknelerle gidilebilir.

Ovagelemiş (Patara)

Kaş`a 41 km. mesafededir. Antik kent, limanın doğu yakasında geniş bir alana yayılmış durumdadır. Kent ve limanı, yaklaşık 3 km. uzunluğundaki vadinin girişindedir. Patara Limanı, Xanthos (Eşen) Çayı`nın getirdiği alüvyonlarla dolunca bugünkü görünümünü almıştır. Kentin adından ilk kez Herodotos söz eder. Rivayete göre Patara, kentin kurucusu, Superisi Lykia ile Apollonùn doğduğu yerdir. Şimdilik şehrin tarihi M.Ö.VI. ve V. yüzyıla kaadar çıkarılmaktadır. Büyük İskender`e kapılarını açarak yıkılmaktan kurtulan antik şehir, İskender`in ölümüyle işgallerden kurtulamamıştır. Daha sonra Mısır`ın eline geçen kent M.Ö. 190 yılında III. Antiokhos tarafından zapt edilmiştir. Bir süre Roma yönetiminde; M.S.2.y.y.`da Likya hakimiyetine girmiştir. Likya Birliği içinde altı büyük şehir vardır. Bunlar: Patara, Pınara, Xanthos, Olimpos, Myra ve Tlos`dur. Likya Birlği toplantıları genellikle Patara`da yapılmıştır ve Patara üç oy hakkına sahiptir. Kent, Roma egenmenliğine geçtikten sonra, Roma valilerinin adli işlerini gören bir merkez olmuş ve deniz üssü olarak ayrıcalığını korumuştur.
Şehir Bizans Dönemi`nde de önemli bir konum edinmiştir. Zira "Noel Baba" olarak adlandırılan Saint Nicholas Patara`lıdır. Hz. İsa`nın havarilerinden Saint Paul, Roma`ya gitmek için Patara`dan gemiye binmiştir ve Patara, Erken Hıristiyanlık Dönemi`nde Piskoposluk merkezi olmuştur.
Patara`ya girilirken yol üzerinde Likya tipi Roma Devri mezar anıtları görülür. Girişte üçgözlü Zafer Takı, sular altında kalmış üç nefli Liman Kilisesi ve Hurmalık Hamamının kalıntıları vardır. Bunun 100 m. ilerisinde son kzılarda Likya şehirleri arasındaki mesafeyi gösteren yol klavuzu bulunmuştur. Klavuz, Dünya karayollarının esn eski ve en kapsamlı yol levhasıdır.
Antik kentte yer alan Vespasianus M.S. 69-79 yılında inşa edilmiştir. Hamamın yanındaki patika izlenirse, Patara`nın mermer döşeli ana caddesine ulaşılır. Caddenin ilerisinde Bizans Kalesi`nin geniş duvarları ile karşılaşılır. Bu kalenin doğusunda Korinth Tapınağı ve batı ucunda Bizans Kilisesi yer alır. Patara Tiyatrosu ( M.Ö.2.yy.) bir yamacın eteğine kurulmuştur ve tahmini 10.000 kişiliktir.Tiyatronun kumla kaplı olan bölümleri temizlenmiş ve yapı ortaya çıkarılmıştır. Patara antik kentinde yapılan arkeolojik kazı çalışmaları devam etmektedir. Patara Plajı, 18 km. uzunluğu ( en adar 280 m. en geniş bölümü 1500 m. ulaşan ölçümü) ile Türkiye`nin en uzun kumsalına sahip plajıdır.
Çevre Bakanlığınca " Özel Çevre Koruma Bölgesi" ilan edilen Patara plajı, Caretta-Caretta deniz kaplumbağalarının üreme alanıdır. Bölgede, Caretta-Caretta`ların, üreme dönemlerinde kaplumbağaların ekolojik ortamlarının devamı için, koruma tedbirleri titizlikle uygulanmaktadır. Turistik bir yöre olan Patara`da çok sayıda konaklama tesisleri, otel, motel, pansiyon, alış-veriş merkezleri ve leziz yöresel yemeklerin yapıldığı restoranlar bulunmaktadır. Ayrıca seracılık da büyük gelişim kaydetmiştir.

Xanthos

Kaşà 45 km. mesafede Kınık beldesindedir. Eşen Çayı`nın doğu kıyısında kurulmuş, Likya Birliği`nin başkentidir. Kentin akropolisinde elde edilen yüzey buluntuları yerleşme tarhinin M.Ö. 8. yüzyıla kadar uzandığını ortaya koyar. M.Ö. 545`deki Pers işgali sırasında, Harpagos`a karşı sonuna kadar direnen kent halkı tüm Likya`ya örnek olmuştur. Ancak Xanthos`lular, kahramanca savaşıma karşın işgali engelleyememişlerdir. Antik kentte, Büyük İskender`in fethinden sonra Seleukoslar`ın ve Roma Dönemleri`nde gerçekleşmiştir. M.Ö. 42`de Roma`daki iç savaşlar sırasında Brutusùn yıkıma uğrattığı kent hemen hemen yeniden kurulmuştur. M.Ö.43`de Pamfilya ile birlikte imparatorluk eyaleti olur. İmparator Neron zamanında kısa süre bağımsızlığını kazanır. 73-74`te yeniden Likya-Pamfilya Eyaleti sınırları içerisine alır. Bizans Dönemi`inde surlar onarılır ve tepenin doruğuna bir manastır yapılır. Hıristiyanlık Dönemìnde Piskoposluk olur. Kent 7. yüzyılın sonunda 10. yüzyılın başına değin Arap akınlarıyla sarsılır.
Antik kentteki ilk araştırmalar 1838`de İngiliz Charles Fellows tarafından yapılmıştır ve ne yazıkki görkemli mezar anıtları, Nereidler Anıtı, Harpyler Anıtı, Payave lahdi, Aslanlı Mezar, British Museum`a kaçırılmıştır. Kent surları Roma ve Bizans Dönemleri`nde onarılarak çeşitli ilavelerle güçlendirilmiştir. Güneyde, M.Ö. 2. yüzyıla ait kapı yer alır. Bu kapının arkasında İmparator Vespasianus`a ait dor düzenli Zafer Kemeri görülür. Güneybatı`da kentin ilk kurulduğu yer olan Likya Akropolisi vardır. Artemis`e ait olduğu düşünülen bir tapınağın kalıntıları ile bir Bizans Kilisesi akropoliste bulunur. Kuzeydeki Roma Akropolisinde ise görkemli bir manastır dikkati çeker . Tiyatro, Roma Dönemi`ne aittir ve 2. yüzyıla tarihlendirilir.

Saklıkent

Kaş`a 60 km. mesafededir. Bir doğa harikası olan Saklıkent kanyonuna, ahşap 100 metre uzunluktaki bir köprüden geçirilerek ulaşılır. Kanyonda hizmet veren lokanta ve alabalık çiftlikleri bulunur. Kanyonun uzunluğu 18 km. kadar olup, 6 kilometresi yürüyüş yapmak için çok uygundur. Yaz sıcağından kaçmak, serin sularda yüzmek ve ulu çınar ağaçlarının altında dinlenmek isteyenler için ideal bir yerdir.

Felen Yaylası ( Phellos )

Kaş`a 12 km. mesafede Felen Yaylası üzerinde, çevreye hakim tepelerde kurulmuştur. Bundan dolayı savunma özellikleri taşır. Phellos M.Ö. IV. yüzyılda oldukça önemli bir kentti. Antiphellos şehri, Phellos`un limanı idi. Phellos şehrinin etrafını çevreleyen surlardan bir bölümü hala ayaktadır. Kentte yer alan rölyeflerde bezeli bir lahit, M.Ö.IV. yüzyıla ait diğer lahitler ve ev tipinde kayadan kesilmiş mezar kenti çevreler.

Belenli (İsinda)

Kaş`tan 13 km. mesafede Belenli Köy`ünün hemen yakınındaki tepe üzerinde kurulmuştur. İsinda küçük bir Likya şehridir ve etrafı surlarla çevrilidir. Kentte yer alan akropolün ortasında Likya yazıtlı iki ev tipi mezar ilgi çekicidir. Ayrıca birçok kaya mezarı ile Roma Devri`ne ait Likya tipi lahitler günümüze kadar varlığını sürdürmüştür.

Bezirgan ( Pirha )

Önemli bir yayla köyüdür. Pirha kalıntılarına köyden 20 dakikalık bir yürüyüşle ulaşılır. Antik kent denizden 850 metre yüksekte kurulmuştur. Kaya mezarları çocuktur ve yönleri denize doğrudur. Lahitler ise dağınık bir şeklide sıralanmıştır. Birçok heykel ve rölyef bulunmuş olup, Antalya Müzesi`nde sergilenmektedir.

Sütleğen (Nisa)

Kaş`a 60 km. mesafededir. Önemli bir yayla köyüdür. Ören yeri, köyden 15 dakika mesafededir. Şehrin Likçe olan ismi Neiseus, tiyatronun duvarında yazılmaktadır. Nisa`da Likya ve Roma Devri`nden kalma tarihi kalıntılar bulunur. Bazı lahitlerin ön cephelerinde, mızrak, kalkan, kadın ve erkek tasvirlerine rastlamıştır. Antik kentin agorası ve tiyatrosu bulunur. Likya Birliği Devri`nde bastırılan sikkeler, Antalya Müzesi`nde sergilenmektedir.

Gömbe

Kaş`a 60 km. mesafede, Elmalı yolu üzerinde bulunur. Yol boyunca çam ve sedir ağaçlarıyla kaplı ormanlar adeta köyleri gizlemeye görünümdedirler. Gömbe, soğuk suları ve elma bahçeleriyle ünlü bir yaylıdır. Turistik amaçlı hizmet veren konaklama merkezleri, yöreye ait kokulu otlardan hazırlanan geleneksel yemeklerin lezzeti, tabiatla bütünleşmenize yardımcı olacaktır. Bölgenin en yüksek dağı Akdağ (3024 metre) buradadır. Yeşilgöl ve Uçarsu, yaz sıcağından kaçmak, doğa yürüyüşü yapmak isteyenler için serin ve temiz havası ile ideal yerlerdir. Yöre, dağlardan toplanan kar ile yapılan dondurması ve kar şerbetiyle ünlüdür.

 

 


Sonne Otel Copyright 2003 © - Tüm hakları saklıdır.

Ana Sayfa | Otelimiz | Fiyatlar | Ulaşım | Rezervasyon | İletişim